Candeğer Furtun- 2010 - 2011



“Yankısız İm’ler”

7 Aralık 2010-22 Ocak 2011

Furtun işaret diliyle “İşaret, yeter, bekleyen, dur, öfke” anlamlarına gelen beş seramik heykelini sergilemiştir.
Katalog: Zeynep Rona’nın metniyle.

Sergi hakkında yazılar:

  • Sakine Çil, “Bir Elin Nesi, Beş Elin Sesi”, Evrensel gazetesi, 15 Ocak 2011
  • Adalet Cingöz, “Geleceğin Sanatçıları Listesindeki İki Türk Kim?”, Sabah gazetesi, 22 Ocak 2011
  • Anonim, “Duyarsızlığa Karşı Sanat”, Cumhuriyet gazetesi, 22 Ocak 2011
  • Anonim, “Yankısız İmler”, Türkiye Seramik Federasyonu dergisi, Ocak-Mart 2011

Rabia Çapa ve Varlık Yalman ile sanatçı-galerici ilişkim davetleri üzerine 1980’de açtığım 4. kişisel sergimle başladı ve günümüze kadar tam 36 yıl boyunca kesintisiz devam etti. MSG, duvarlarının ve yerinin seramik karolarla kaplı oluşu ile iddialı bir sergi mekânıydı. Bir seramik sanatçısı olarak işlevsel olarak kullanılan seramikle, sanatsal olarak kullanacağım seramiğin bir araya gelmesi benim için heyecan vericiydi. Bu mekânı sevdim ve birçok karma serginin yanı sıra, 1988, 1994, 2010 yıllarında olmak üzere üç kişisel sergimi de bu mekânda gerçekleştirdim. Sadece mekânın cazibesi değildi beni bu galeriye bağlayan; Rabia Çapa ve Varlık Yalman’ın sanata olan içten sevgileri ve de sanatçıya olan dostça yaklaşımlarıydı. Her sergide sanatçı kadar heyecanlanıyorlar, sevgi ile sergiyi kuruyorlar ve içten yaşıyorlardı. Ne yazık ki Varlık’ı çok erken kaybettik. Hepimizi sarsan bu büyük kayıp ve acıya rağmen Rabia tüm varlığıyla Maçka Sanat Galerisi’nin etkinliğini günümüze kadar aynı heyecan, sevgi ve düzeyde sürdürmeyi başardı. Ülkemizde sanatın gerektiği kadar değerlendirilmediği bu uzun zaman diliminde Rabia Çapa değerleri saptanmış, tanınmış sanatçıların yapıtlarını sergilediği gibi, gençlerin, öncü yaklaşımların ve kavramsal sanatçıların ilk sergilerini açma cesaretini göstererek, bu konuda öncü bir galerici oldu. Rabia Çapa’nın bu tarafını hep önemsedim. Satışa yönelik sergiler yerine, sezgileri ve öngörüsü ile ilerde sanat dünyamızda değerli ve önemli olacak sanatçıların ilk sergilerini, satış olmayacağını bile bile açtı. Satışla beslenmeyen galerisini, hep kendi olanaklarını zorlayarak ayakta tuttu, bu yaklaşımından hiç vazgeçmedi ve de kaliteden hiç ödün vermedi. MSG’nin birçok önemli öncülükleri oldu. Bunları şöylece sıralayabilirim: paneller düzenleyerek sanat konuşmaları tertiplenmesi, sergi açan sanatçıların kendi işlerini anlattığı toplantılar yapılması ve bunların kayda geçirilmesi, açılan sergilerin broşürlerinin basılması… Ayrıca her sergi açılışında o sergiyi simgeleyen giysiler tasarlayarak hem kendi yaratıcılığını ortaya koymuş, hem de çok orijinal ve de benzeri olmayan “Sergi Giysileri” koleksiyonunu gerçekleştirmiş oldu. Tüm bu öncü, heyecanlı özgün etkinliklerin ötesinde benim için bir yaşam alanı olmuş olan bu galeride Rabia Çapa, her sergi açılışında ve sergiler süresince sanatın tüm değişik kollarındaki sanatçıları masasının etrafında toplamaya çalışarak, sanatın konuşulduğu, dostlukların oluştuğu, keyifli sohbetlerin yapıldığı, sarı votkasının ve kuru yemişinin eksik olmadığı sıcak, dostane bir sanat ortamı yaratmış ve hepimizi bu ortama dahil etmiştir. Bu yıl kırkıncı yılını kutlayarak, galerisini kapatacak olan Rabia Çapa’ya Türk Sanatına yaptığı bu uzun, değerli katkı için ve benzeri olmayan bu sıcak, dostane sanat ortamını yaşattığı için ne kadar ne kadar teşekkür edilse azdır. Değerinin ve benzersizliğinin giderek daha çok anlaşılacağını ve yokluğunun derinden hissedileceğini bildiğim bu galeride geçirdiğim 36 yılı sevgiyle anacağım.

Candeğer Furtun (15.04.2016)

© 2020 Maçka Sanat Galerisi (MSG)            info@mackasanatgalerisi.com